a

KB MB TB GB Arasındaki Fark Nedir

128GB’lık bir ram-mi-depolama-mi-telefon-alirken-herkesin-karistirdigi-fark/">telefon aldın, ama Ayarlar’a girip depolama alanına baktığında karşına 118GB gibi bir rakam çıktı. Ürünü kandırıldığını mı düşündün? Yalnız değilsin; bu, dünya genelinde milyonlarca kişinin yaşadığı ve çoğu zaman “üretici hile yapıyor” sanılan, aslında oldukça basit bir matematik farkından kaynaklanan bir durum.

KB, MB, GB, TB: temel birimler ne anlama geliyor?

Bilgisayarlar veriyi bit adı verilen en küçük birimlerle işliyor; 8 bit bir araya gelince 1 bayt (byte) oluşuyor. Bu baytlar büyüdükçe, okunabilir olması için daha büyük birimlere dönüştürülüyor: 1 Kilobayt (KB) yaklaşık 1000 bayt, 1 Megabayt (MB) yaklaşık 1000 KB, 1 Gigabayt (GB) yaklaşık 1000 MB, 1 Terabayt (TB) ise yaklaşık 1000 GB’a denk geliyor. Yani her adımda bir öncekinin bin katı büyüklüğe geçiyorsun.

Bir fikir vermesi için: birkaç sayfalık bir Word belgesi genellikle birkaç yüz KB; ortalama bir fotoğraf 2-5 MB civarında; bir saatlik bir video yüzlerce MB ile birkaç GB arasında yer kaplayabiliyor; bir dizüstü bilgisayarın tüm işletim sistemi ve programları ise genellikle onlarca ila yüzlerce GB arasında bir alan tutuyor.

O halde “kayıp” depolama alanı nereye gidiyor?

İşte asıl gizem burada başlıyor. Yukarıda “yaklaşık 1000” dedik, çünkü işin içinde iki farklı sayma sistemi var. Depolama üreticileri (telefon, SSD, harici disk üreten şirketler) kapasiteyi hesaplarken ondalık sistemi kullanıyor: 1 KB’ı tam olarak 1000 bayt, 1 GB’ı da tam olarak 1.000.000.000 bayt olarak kabul ediyorlar. Bu, günlük hayatta kullandığımız, anlaşılması kolay bir sayma yöntemi.

Ama işletim sistemleri (Windows, Android, iOS) depolamayı gösterirken ikili (binary) sistemi kullanıyor: burada 1 KB, 1000 değil, 1024 bayt sayılıyor; çünkü bilgisayarlar temelde 2’nin katları üzerinden çalışıyor (2 üzeri 10 = 1024). Bu ikili sistemde 1 GB, 1.073.741.824 bayt’a denk geliyor; yani ondalık sistemdeki 1 GB’tan yaklaşık yüzde 7 daha büyük bir birim.

Bu fark neden bu kadar büyüyor?

Bu yüzde 7’lik fark, küçük kapasitelerde neredeyse fark edilmezken, büyük kapasitelerde katlanarak büyüyor. 128GB’lık bir telefonda üretici, ondalık sisteme göre 128 milyar baytı esas alıyor. Ama telefonun işletim sistemi bu baytları ikili sisteme göre saydığında, aynı miktarı yaklaşık 119GB olarak gösteriyor. Terabayt seviyesindeki bir harici diskte bu fark, birkaç yüz GB’a kadar çıkabiliyor.

Yani ortada bir hile yok; sadece iki farklı endüstri, iki farklı matematiksel kural kullanıyor. Üreticiler bu yöntemi tercih ediyor çünkü ondalık sistem pazarlama açısından daha büyük ve yuvarlak rakamlar üretiyor; işletim sistemleri ise bilgisayarların çalışma mantığına daha uygun olan ikili sistemi kullanmaya devam ediyor.

Peki gerçek kullanılabilir alan neden daha da az?

Burada işin içine bir üçüncü faktör daha giriyor. Telefonunda ya da bilgisayarında görünen kullanılabilir alan, bu matematik farkından da az çıkabiliyor; çünkü işletim sisteminin kendisi, önceden yüklenmiş uygulamalar ve sistem dosyaları da depolama alanının bir kısmını baştan işgal ediyor. 128GB’lık bir telefonda bu iki etken (birim farkı ve sistem dosyaları) bir araya geldiğinde, kullanıcıya kalan gerçek boş alanın 110GB civarına kadar inmesi tamamen normal bir durum.

Bu bilgiyi nerede kullanabilirsin?

  • Yeni bir telefon, bilgisayar ya da harici disk alırken kutuda yazan kapasiteyle cihazda göreceğin gerçek alan arasında bir fark olacağını baştan bilmek, “kandırıldım” hissi yaşamanı önlüyor.
  • Büyük kapasiteli bir depolama alıyorsan (1TB ve üzeri), bu farkın yüzde 7-10 civarında olabileceğini hesaba katarak, tam ihtiyacın olan kapasiteden biraz daha büyük bir model seçmek mantıklı olabilir.
  • İnternet hızını ölçerken de benzer bir kafa karışıklığı yaşanabiliyor; internet sağlayıcıları hızı Mbps (megabit) cinsinden ölçerken, dosya indirme hızları genellikle MB/s (megabayt) cinsinden gösteriliyor. 1 bayt 8 bit olduğu için, 100 Mbps’lik bir internet bağlantısı, teorik olarak saniyede yaklaşık 12,5 MB’lık bir indirme hızına denk geliyor; bu farkı bilmemek, “internetim yavaş” yanılgısına yol açabiliyor.

Bir dahaki sefer bir cihazın kutusundaki rakamla ekranda gördüğün rakam uyuşmadığında, artık bunun bir pazarlama hilesi değil, iki farklı sayma sisteminin doğal bir sonucu olduğunu bileceksin.

0

admin

Teknoloji üzerine yazıyor.

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir