E

GMO, Japonya’dan siber saldırılara karşı yeni yetki istedi

Hızlı Özet

  • GMO, Japonya’nın yeni aktif siber savunma yetkilerini kullanarak saldırganların altyapısını izle, bloke ve nötralize etmesini istedi.
  • Onamae.com Desktop Cloud servisindeki 26.739 sunucu saldırıya uğradı; müşterilerin trading hesapları ve verileri tehlikeye girdi.
  • Saldırganlar 70’den fazla finans kuruluşunun hesabını ele geçirmekle tehdit etti; GMO, para ödemeyeceğini açıkladı.
  • Japonya’nın yeni yasası, polisin ve Savunma Kuvvetlerinin saldırganların sunucularına müdahale etmesini sağlıyor.

GMO Internet Group, Japonya’nın yeni aktif siber savunma yetkilerini kullanarak saldırganların altyapısını izle, bloke ve nötralize etmesini istedi. Şirket, 24 Ekim 2026’da Onamae.com Desktop Cloud servisindeki siber saldırı sonrasında bu talebi resmi olarak dile getirdi. Saldırganların taleplerine para ödemeyeceğini açıklayan GMO, polisin suç açısından soruşturma açmasını istedi ve saldırganların yayınlayacağı bilgilerin kısmen yanlış olabileceğini uyardı. Bu talebi, Japonya’nın 1 Ekim 2026’da yürürlüğe giren yeni siber savunma yasasının ilk uygulaması olarak görüyor.

Saldırganlar, GMO’nun Onamae.com Desktop Cloud servisindeki Windows sunucularına erişerek 26.739 sunucuya zararlı yazılım yerleştirdi. Bu servis, otomatik döviz işlemleri için MT4 ve MT5 yazılımlarını çalıştıran tüccarların 24/7 kullandığı kiralık sunucular sunuyor. Zararlı yazılım, müşterilerin işlem kayıtlarını ve giriş bilgilerini tehlikeye attı. Saldırganlar, 21 Ekim’den itibaren müşterilerin gerçekleştirdikleri ama onaylamadıkları işlemleri tespit ettikten sonra, 70’den fazla finans kuruluşunun hesabını ele geçirmekle tehdit etti. Bu tehditler arasında, müşteri ve şirket verilerini sızdırmak ve ransomware saldırısı yapmak da yer alıyor.

Saldırganların hedefi ve tehditleri

Saldırganların ana hedefi, müşterilerin finansal verilerini ve işlem kayıtlarını ele geçirmek oldu. Bu tür saldırılar, genellikle credential stuffing ve account takeover tekniklerini kullanarak gerçekleştiriliyor. Credential stuffing, önceki veri sızmalarından elde edilen kullanıcı adı/şifre kombinasyonlarını test ederek hesaplara erişim sağlama yöntemidir. Account takeover ise, ele geçirilen hesap bilgilerini kullanarak finansal kuruluşlarda oturum açma ve işlem yapma yetkisini elde etmeyi hedefliyor.

Saldırganlar, 21 Ekim 2026 tarihinden itibaren müşterilerin hesabında onaylamadıkları işlemleri tespit ettiklerini açıkladılar. Bu işlemler, genellikle küçük miktarlarda başlayıp zamanla artan miktarlara ulaşıyor. Bu tür saldırılarda, saldırganlar genellikle lavage (yıkama) yöntemini kullanarak, küçük miktarlarda para transferi yaparak hesabın normal işlemler içinde kalmasını sağlıyorlar. Bu sayede, hesabın kötüye kullanıldığı daha geç fark edilmekte.

Saldırganların tehditleri arasında, müşteri ve şirket verilerini sızdırmak ve ransomware saldırısı yapmak da yer alıyor. Ransomware saldırıları, saldırganların verileri şifreleyip, şifreleme anahtarını para karşılığında satmak için kullanıcıları zorlamasıdır. Bu tür saldırılar, genellikle şirketlerin verilerini hedef alıyor ve büyük zararlar doğurabiliyor.

Japonya’nın yeni siber savunma yasası ve uygulaması

Japonya, 1 Ekim 2026’da yürürlüğe giren yeni bir yasayla, polisin ve Savunma Kuvvetlerinin saldırganların sunucularına müdahale etmesini sağladı. Bu yetki, saldırganların altyapısını izle, bloke ve nötralize etmeyi içeriyor. Ancak, GMO’nun bu yetki kapsamında olmadığı için, saldırıyı durdurmak için devletin elindeki araçlar sınırlı kalıyor. Yeni yasaya göre, yalnızca kritik altyapı operatörleri bu yetkilerden faydalanabiliyor. GMO, saldırganların altyapısını izle, bloke ve nötralize etmesini istedi, ancak bu yetki yalnızca belirli sektörlerde çalışıyor.

Yeni yasaya göre, Japonya’nın polisi ve Savunma Kuvvetleri, siber saldırıların önlenmesi ve zararların en aza indirilmesi için saldırganların sunucularına müdahale edebiliyor. Bu müdahaleler, saldırganların altyapısını izleme, bloke etme ve nötralize etmeyi içeriyor. Ancak, bu yetkilerin kullanımı, belirli koşullara bağlıdır. Örneğin, müdahale, saldırganların altyapısının Japonya’da bulunması ve saldırının Japonya’daki kritik altyapıya zarar vermesi gerekmektedir.

GMO’nun talebi, yeni yasanın ilk uygulaması olarak görülüyor. Bu talebin kabul edilip edilmeyeceği, saldırganların altyapısının Japonya’da olup olmadığına ve saldırının Japonya’daki kritik altyapıya zarar vermesi gerektiğine bağlı olacak. Eğer saldırganların altyapısı Japonya dışında ise, bu yetkilerin kullanımı zorlaşabilir.

GMO’nun müşterilerine yönelik adımları

GMO, saldırı sonrasında müşterilerine 5.000 yen (yaklaşık 32 dolar) ödeme yapacak. Bu ödeme, saldırıya uğrayan tüm müşterilere yapılacak ve herhangi bir kayıp olsun ya da olmasın uygulanacak. Ayrıca, saldırganların yaptığı kötüye kullanımlardan kaynaklanan kayıpları karşılayacak. GMO, müşterilerin servisden ayrılmasını sağlayacak ve altı ay boyunca ücretsiz bir alternatif servis sunacak.

GMO, 6 Kasım 2026’ya kadar kayıp ödemeleri sürecini açıklayacak. Bu süreç, müşterilerin saldırganların yaptığı kötüye kullanımlardan kaynaklanan kayıpları bildirmelerini ve ödemelerini talep etmelerini sağlayacak. GMO, müşterilerin bu süreci takip etmeleri ve gerekli belgeleri sunmaları için detaylı talimatlar yayınlayacak.

GMO’nun müşterileri, saldırganların yayınlayacağı bilgileri doğrulayarak ve hesablarını düzenli olarak kontrol ederek kendilerini korumaları öneriliyor. Finansal kuruluşlarıyla iletişime geçerek potansiyel kötüye kullanımları tespit etmeleri ve gerekli önlemleri almaları tavsiye edilmektedir. Ayrıca, iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) gibi ek güvenlik önlemlerini uygulamaları öneriliyor.

Siber saldırılara karşı genel önlemler

Bu saldırı, finansal sektörde siber güvenlik risklerinin artmasıyla birlikte, yeni siber savunma yasalığının gerekliliğini gösteriyor. Japonya’nın yeni yasası, siber saldırılara karşı daha etkili bir strateji sunuyor, ancak bu yetki, yalnızca belirli sektörlerde çalışıyor. Bu nedenle, her finansal kuruluşun ve bireyin siber güvenlik önlemlerini alması kritik önem taşımaktadır.

Siber saldırılara karşı alınabilecek bazı önlemler şunlardır:

  • Güçlü şifreler kullanmak: Şifrelerin uzun, karmaşık ve benzersiz olması gerekmektedir. Şifre yöneticileri kullanarak şifrelerin yönetimi kolaylaştırılabilir.
  • İki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) kullanmak: 2FA, hesabınıza erişiminizi ek bir güvenlik katmanıyla korur.
  • Yazılım güncellemelerini yapmak: Yazılım ve donanım güncellemeleri, bilgisayarınızın ve cihazlarınızın güvenliğini artırır.
  • Güvenilir kaynaklardan yazılım indirmek: Güvenilir kaynaklardan yazılım indirerek, kötü niyetli yazılımların cihazlarınıza girmesini önleyebilirsiniz.
  • Güvenlik duvarı ve antivirüs yazılımı kullanmak: Güvenlik duvarı ve antivirüs yazılımları, siber saldırılara karşı ek bir koruma sağlar.
  • Güvenli iletişim kanalları kullanmak: E-posta ve mesajlaşma platformları kullanırken, güvenli ve şifreli kanallar tercih edilmelidir.

Finansal kuruluşların siber güvenlik sorumluluğu

Finansal kuruluşlar, müşterilerinin verilerini korumak için ekstra önlemler almalıdır. Bu önlemler arasında, siber saldırılara karşı eğitim programları düzenlemek, düzenli güvenlik denetimleri yapmak ve siber saldırılara karşı acil müdahale planları hazırlamak yer alıyor.

GMO’nun bu saldırıda karşılaştığı sorunlar, finansal kuruluşların siber güvenlik önlemlerinin yetersiz kalabileceğini gösteriyor. Bu nedenle, finansal kuruluşlar, siber saldırılara karşı daha etkili ve dayanıklı bir savunma stratejisi geliştirmelidir. Bu stratejiler arasında, siber saldırılara karşı eğitim programları, düzenli güvenlik denetimleri ve acil müdahale planları yer alıyor.

Japonya’nın yeni siber savunma yasası, finansal kuruluşların siber güvenlik önlemlerini artırmalarını sağlayabilir. Ancak, bu yasaların etkili bir şekilde uygulanması için, finansal kuruluşların ve hükûmetin işbirliği gerekiyor. Bu işbirliği, siber saldırılara karşı daha etkili ve dayanıklı bir savunma stratejisi geliştirmek için kritik öneme sahiptir.

Saldırganların motivasyonu ve yöntemleri

Saldırganların motivasyonu genellikle para kazanmak, verileri satmak veya siyasi amaçlar için kullanmak olabilir. Bu saldırıda, saldırganların ana motivasyonu, para kazanmak gibi görünüyor. Saldırganlar, ele geçirdikleri hesaplardan para transferi yaparak veya verileri satarak para kazanmaya çalışıyorlar.

Saldırganların kullandığı yöntemler arasında, phishing, malware, credential stuffing ve account takeover yer alıyor. Phishing, kullanıcıların kişisel bilgilerini almak için sahte e-posta veya web siteleri kullanma yöntemidir. Malware, bilgisayar sistemlerine zararlı yazılım yerleştirme yöntemidir. Credential stuffing ve account takeover yöntemleri, daha önce bahsedildiği gibi, kullanıcı adı ve şifre kombinasyonlarını test ederek veya ele geçirilen hesap bilgilerini kullanarak işlem yapma yetkisini elde etmeyi hedefliyor.

Saldırganların bu tür yöntemleri kullanmasının nedeni, bu yöntemlerin etkili ve kolay olmasıdır. Phishing ve malware saldırıları, kullanıcıların dikkatsizliği veya bilgisayar sistemlerindeki güvenlik açıklarından yararlanarak gerçekleştirilebilir. Credential stuffing ve account takeover saldırıları ise, önceki veri sızmalarından elde edilen kullanıcı adı/şifre kombinasyonlarını kullanarak gerçekleştirilebilir.

Gelecekteki siber güvenlik trendleri

Siber güvenlik alanında, gelecekteki trendler arasında, yapay zeka ve makine öğrenimi kullanımı, blok zinciri teknolojisi, siber güvenlik için bulut tabanlı çözümler ve siber güvenlik için insan faktörünü ele alan çözümler yer alıyor.

Yapay zeka ve makine öğrenimi, siber saldırıları tespit etme ve önleme konusunda büyük potansiyele sahiptir. Yapay zeka, büyük miktarda veriyi analiz ederek siber saldırıların erken tespit edilmesini sağlayabilir. Makine öğrenimi, siber saldırıların modellerini öğrenerek, yeni ve bilinmeyen saldırı türlerini tespit etme yeteneğine sahip olabilir.

Blok zinciri teknolojisi, siber güvenlik için de kullanılabilir. Blok zinciri, verilerin değiştirilmesi veya silinmesi zor bir yapıya sahip olduğu için, verilerin güvenliğini artırabilir. Ayrıca, blok zinciri, merkezi olmayan bir yapıya sahip olduğu için, bir tek noktaya saldırı riskini azaltır.

Bulut tabanlı siber güvenlik çözümleri, şirketlerin siber güvenlik önlemlerini kolaylaştırmak için kullanılabilir. Bulut tabanlı çözümler, şirketlerin siber saldırılara karşı daha etkili bir savunma stratejisi geliştirmelerine yardımcı olabilir. Ayrıca, bulut tabanlı çözümler, şirketlerin siber saldırılara karşı acil müdahale planlarını daha etkili bir şekilde uygulamalarına yardımcı olabilir.

İnsan faktörünü ele alan çözümler, siber güvenlikte insan faktörünün önemini vurgulamaktadır. İnsan faktörü, siber saldırılarda en zayıf halkadır. Bu nedenle, insan faktörünü ele alan çözümler, siber saldırılara karşı eğitim programları, siber güvenlik kültürünü geliştirme ve siber saldırılara karşı acil müdahale planlarını içerebilir.

GMO’nun karşılaştığı saldırı, finansal sektörde siber güvenlik risklerinin artmasıyla birlikte, yeni siber savunma yasalığının gerekliliğini gösteriyor. Japonya’nın yeni yasası, siber saldırılara karşı daha etkili bir strateji sunuyor, ancak bu yetki, yalnızca belirli sektörlerde çalışıyor. Bu nedenle, her finansal kuruluşun ve bireyin siber güvenlik önlemlerini alması ve yenilikçi teknolojileri kullanarak savunmasını güçlendirmesi kritik önem taşımaktadır.

Kaynak: TNW (The Next Web)

Yazan: Erol

cokmatrak.com editör ekibi tarafından araştırılıp hazırlanmıştır.

Son güncelleme: 24 Ekim 2026

Bu içerik yapay zekâ destekli araçlarla hazırlanmış, yayınlanmadan önce editör tarafından gözden geçirilmiştir.

0

Erol

Teknoloji üzerine yazıyor.

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir