ABD topraklarında teknoloji devi Apple, iPhone üretimi konusunda bugüne kadar kimsenin pek yüksek sesle dile getirmediği ama tedarik zinciri mühendislerinin kafasını kurcalayan lojistik bir engeli resmen aşmaya hazırlanıyor: Çin dışındaki hassas bileşen tedariği artık sadece bir kağıt üstü plandan ibaret değil. Şirket, Teksas ve Arizona merkezli yeni tesislerle birlikte yerel tedarik ağını genişletme kararı aldı.
Hızlı Özet
- Apple, ABD içindeki iPhone üretim kapasitesini artırmak için yeni tedarikçilerle anlaştı.
- Yeni tesisler ağırlıklı olarak Teksas ve Arizona eyaletlerinde konumlandırılıyor.
- Bu hamle, tedarik zincirindeki olası küresel krizlere karşı bir sigorta işlevi görüyor.
Burası yıllardır Cupertino merkezli şirketin en hassas noktasıydı. Uzak Doğu’daki devasa fabrikalardan beslenen o devasa çark, lojistik maliyetler ve politik gerilimler tırmandıkça ufak tefek teklemeye başladı. Tam da bu noktada, tedarik zincirini yerelleştirme hamlesi masaya yatırıldı. Çin’deki devasa montaj hatlarının hızıyla ABD’deki tesislerin yarışamayacağı biliniyor; ancak amaç zaten hızı yakalamak değil, olası bir kriz anında üretimin tamamen durmasını engellemek.
Yeni Tedarikçiler ve Üretim Tesisleri Nerede Kuruluyor?
Açıklanan son listeye göre, özellikle yarı iletken ve ekran teknolojileri alanında faaliyet gösteren yerel üreticiler Apple’ın tedarik halkasına dahil oldu. Üretimin merkez üssü olarak Teksas ve Arizona seçildi. Bu eyaletlerin seçilmesinin tesadüf olmadığını, bölgedeki mevcut çip fabrikalarıyla (özellikle TSMC’nin Arizona’daki yatırımlarıyla) doğrudan bir sinerji yaratılmak istendiğini söylemek yanlış olmaz.
| Bileşen veya Kategori | Üretim Lokasyonu |
|---|---|
| Yarı İletken Bileşenler | Arizona |
| Gövde ve Mekanik Parçalar | Teksas |
| Montaj ve Test Hatları | Kaliforniya (Geliştirme Merkezi) |
Burada durup şunu sormak lazım: Bu yerelleştirme çılgınlığı telefon fiyatlarına nasıl yansıyacak? Cevap aslında oldukça net ve bir o kadar da can sıkıcı. Çin’deki ucuz iş gücü ve otomatize edilmiş devasa tesislerin maliyet avantajı, Amerikan iş gücü maliyetleriyle karşılaştırıldığında uçurum yaratıyor. Dolayısıyla bu hamlenin tüketiciye daha uygun fiyatlı cihazlar olarak dönmesini beklemek safdillik olur.
Kullanıcıyı ve Küresel Pazarı Nasıl Etkileyecek?
Günün sonunda cebinizdeki iPhone’un kasasının ya da içindeki bazı entegrelerin hangi eyalette üretildiği sizin günlük kullanım deneyiminizi doğrudan değiştirmeyecek. Telefonunuz aynı hızda çalışacak, kamerası aynı fotoğrafları çekecek. Ancak bu değişim, Apple’ın tedarik krizlerine karşı bağışıklık kazanmasını sağlayarak uzun vadede stok sorunlarının önüne geçebilir. Özellikle pandemi döneminde yaşanan o uzun bekleme sürelerini hatırlayın; bu tarz yatırımlar tam da o tarz krizlerin tekrar yaşanmasını engellemek için devreye sokuluyor.
Öte yandan, diğer teknoloji devlerinin de bu adımı yakından izlediğini söylemek gerekiyor. Google ve Samsung gibi üreticiler de benzer coğrafi çeşitlendirme hamleleri yaparken, Apple’ın ABD içinde bu denli büyük bir operasyona girişmesi pazarın dengelerini alt üst edebilir.
Önümüzdeki birkaç yıl içinde, “Assembled in USA” damgalı iPhone modellerini raflarda daha sık göreceğiz. Bu durumun maliyetleri artırıp artırmayacağını ise ancak zaman gösterecek; fakat kesin olan tek bir şey var ki, teknoloji dünyasında hiçbir şey eskisi gibi ucuz ve tek bir ülkeye bağımlı kalmayacak.
Kaynak: Google Haberler (Donanım)