E

Afet Kara Kutu Sistemi: Erhan Gülenç ve Deprem Teknolojisi

Deprem ülkesi olduğumuz gerçeğiyle yaşarken, afet anlarında yaşanan en büyük sorunlardan biri de veri kaybı ve doğru bilgiye ulaşılamamasıdır. Prof. Dr. Erhan Gülenç tarafından geliştirilen afet kara kutu sistemi, sarsıntı anında kritik verileri anlık olarak korumaya alan ve yapısal sağlığı izleyen yeni nesil bir çözüm olarak dikkat çekiyor. Birçok kişi bu teknolojiyi sadece “binalara takılan bir cihaz” olarak görse de, aslında sanıldığı gibi değil; sistem, yapının dinamik davranışını analiz eden ve deprem sonrasında kurtarma çalışmalarını doğrudan etkileyen bir veri merkezine dönüşüyor.

Hızlı Özet

  • Erhan Gülenç, deprem anında bina verilerini kaydedip ileten kara kutu benzeri bir sistem geliştirdi.
  • Sistem, binaların hasar durumunu otonom olarak raporlayarak arama-kurtarma önceliğini belirliyor.
  • Teknoloji, yalnızca kaydetmekle kalmıyor, aynı zamanda yapısal sağlık analizi yaparak riskleri önceden saptıyor.
  • Can güvenliği için kritik verileri bulut ortamına aktararak fiziksel hasarlardan bağımsız veri koruması sağlıyor.

Genellikle deprem denilince aklımıza sadece binaların yıkılıp yıkılmaması geliyor. Oysa mühendislik bakış açısı, yıkılmayan binaların içindeki “gizli hasarın” tespit edilmesini de kapsıyor. İşte bu noktada Prof. Dr. Erhan Gülenç’in sistemi, yapının maruz kaldığı ivme ve sarsıntı değerlerini saniye saniye işleyerek, binanın “kendi kendine teşhis koymasını” sağlıyor. Sistem, deprem biter bitmez veriyi işlenmiş bir rapor olarak sunuyor.

Afet Kara Kutu Sistemi hangi teknik verileri izliyor?

Sistemin temelindeki mantık, yapıdaki titreşimleri sadece kaydeden pasif bir cihaz değil, bu titreşimlerin beton ve donatı üzerinde ne tür bir yorgunluk yarattığını analiz eden aktif bir izleyici olmasıdır. Aşağıdaki tabloda, bu sistemin binayı hangi parametreler üzerinden takip ettiğini görebilirsiniz.

Takip Edilen VeriTeknik İşlevi
Yapısal İvme VerisiSarsıntının şiddetini ve binanın tepkisini ölçer.
Dikey ve Yatay DeplasmanBinanın ne kadar esnediğini ve kalıcı hasarı belirler.
Donatı Yorulma AnaliziBeton içindeki demirlerin stres limitlerini raporlar.
Bağlantı Noktası DurumuKritik birleşim yerlerindeki çatlak riskini saptar.

Bu verilerin sadece yerel bir depolama biriminde kalması büyük bir risk taşırdı. Eğer binanız çökerse, içerideki cihaz da kullanılamaz hale gelirdi. Ancak sistem, bu verileri anlık olarak bulut altyapısına veya acil durum sinyal merkezlerine aktaracak bir iletim protokolüyle çalışıyor. Yani bina zarar görse bile, o binanın ne kadar hasar aldığına dair dijital kayıt, kurtarma ekiplerinin tabletine çoktan ulaşmış oluyor.

Kurtarma çalışmalarında hızın önemi

Arama kurtarma ekiplerinin en büyük vakit kaybı, hangi binanın “öncelikli” olduğunu belirlemeye çalışırken yaşanır. Rastgele veya ihbar üzerine gidilen binalar yerine, bu kara kutu sisteminden gelen “ağır hasar” sinyali doğrudan merkeze düştüğünde, ekip zaten neyle karşılaşacağını bilerek sahaya iniyor. Bu, aslında bir binanın röntgeninin deprem anında çekilmesi gibidir.

Tabii bu teknolojinin yaygınlaşması ciddi bir maliyet ve yasal altyapı gerektiriyor. Şu ana kadar benzer çözümlerin lüks veya çok yüksek binalarda sınırlı kaldığını gördük; ancak Erhan Gülenç’in odaklandığı nokta, sistemin orta segment yapılara da entegre edilebilir olması. Kendi editoryal değerlendirmemle ekleyeyim: Yazılım ne kadar iyi olursa olsun, bu sistemlerin standart bir inşaat yönetmeliği haline gelmediği sürece bireysel bir çözümden öteye geçmesi zor görünüyor. Öte yandan, verinin gücünü yapı güvenliğiyle birleştirmek, gelecekteki afet yönetimi anlayışımızı temelden değiştirebilecek potansiyele sahip.

İşin uzmanları, bu tür sistemlerin sadece depremle sınırlı kalmayıp, zamanla binanın genel sağlık durumunu periyodik olarak kontrol eden bir “yapı takip cihazına” dönüşeceğini öngörüyor. Yani 10 yıl sonra, satın aldığınız veya kiraladığınız bir evin sadece enerji kimlik belgesine değil, bir de “yapısal yorgunluk geçmişine” bakarak karar vereceğiz.

Dijital dünyada verinin her şey olduğunu biliyoruz, ancak bu verilerin binalarımızın duvarlarında tutulması oldukça yeni bir yaklaşım. Sizce, evinizin deprem sonrası durumunu bir uygulamadan görebilmek, kentsel dönüşüm süreçlerini nasıl etkiler?

Kaynak: Google Haberler (Akıllı Ev)

Yazan: Erol

cokmatrak.com editör ekibi tarafından araştırılıp hazırlanmıştır.

Son güncelleme: 28 Ağustos 2026

Bu içerik yapay zekâ destekli araçlarla hazırlanmış, yayınlanmadan önce editör tarafından gözden geçirilmiştir.

0
Erol

Erol

Teknoloji üzerine yazıyor.

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir